Beykoz Kitap Fuarı: İstanbul Okuyor’da İmza Günü

6-15 Mart 2026 Beykoz Kitap Fuarı Notları: Şükran Aydın’dan Edebiyat Yolculuğu. İstanbul Okuyor projesi imza günü anıları burada keşfedilmeyi bekliyor.

Beykoz Kitap Fuarı: İstanbul Okuyor’da İmza Günü

Beykoz Kitap Fuarı, “Ben Okuyorum İstanbul Okuyor” projesi kapsamında düzenlenen ve İstanbul’un farklı ilçelerinde gerçekleştirilen kültür etkinliklerinden biridir.

Bu proje, okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve kitabı günlük hayatın doğal bir parçası hâline getirmek amacıyla hayata geçirilmiştir.

Beykoz Kitap Fuarı Ne Zaman Ve Nerede?

Tarih: 7–15 Mart 2026 tarihleri arasında
Yer: Beykoz Sahil Etkinlik Alanı
Her gün saat 10.00 – 20.00 arasında ücretsiz ziyaret edilebiliyor.
Fuarda birçok yayınevi, yazar ve okuru bir araya geliyor.

İstanbul’da Kitap Fuarları Neden Farklı İlçelerde Düzenleniyor?

“Ben Okuyorum İstanbul Okuyor” projesinin temel amacı, kitabı belirli merkezlerden çıkarıp şehrin bütün ilçelerine yaymak. Böylece öğrenciler, aileler ve her yaştan okur kitapla doğrudan temas kurabiliyor.

Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı

Beykoz Kitap Fuarı’nda Bir Şair Ne Yaşar?

Bir fuara yalnızca kitap götürmezsiniz; yanınızda yılların emeğini, kelimelerin sessizliğini ve okurla kurulacak yeni bağların ihtimalini de götürürsünüz.

Şiir, yazıldığı anda değil, okunduğu anda tamamlanır.

Hangi kitaplarla okurlarla buluştum?

Kitap Fuarı’nda okurlarla şu kitaplarım üzerinden buluştum:

Bu kitaplar üzerinden şiir, yazma süreci ve edebiyat üzerine sohbetler yaptık.

Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı İmza Günü Anılarım: Hacer Özkan

Daha yoldayken muhteşem anılar yaşamaya başladığım Kitap Fuarı’ndan anılarımla merhaba.

Uzun bir otobüs yolculuğunda, “Beykoz sahilinde kitap fuarı var, Belediye durağına yaklaştık mı?” diye sordum karşı koltukta oturan yaşlı teyze ve genç kadına.

Sağ olsunlar, kaç durak sonra ineceğimi söylediler. Gözlerin “Nereyedur?” diye sorduğu bu bölümde; ben de kitap imza günüm var, o nedenle gidiyorum der demez teyze, “Kitabı alabilir miyim?” dedi.

Hiç sormadı; sen ne yazarsın, kimsin?

“Peki,” dedim, buna çok şaşırarak.

O an teyze, “Ben okumayı çok severim,” (sanırım okuma yazmayı okul çağından sonra, 60 yaşında ise Kur’an-ı Kerim’i öğrendim) dedi.

Adı Hacer Özkan’a samimi duygu ve düşüncelerimle kitabı imzaladım.

“Telefonunuzu alabilir miyim?” dedi. “Tabii,” dedim, verdim (bunu her zaman yapmıyorum). Onlar da bana verdi. O ara durağa gelmişim. Kızı o ara zile basmış benim için. İndim. 81 yaşındaki Hacer Özkan çok içten el sallıyordu. Ben de.

İlk kez yaşadım bunu. Ertesi gün telefon numarasından aradım, kapalıydı. Arayıp soracağım. Neden ne yazdığımı sormadın? Belki senin tarzın, ilgin dahilinde değil. O derin, heyecanlı, aşırı net ve kararlı isteğin beni etkiledi, diyeceğim. O ne diyecek? Telefonda görüştükten sonra cevabını buraya ilave edeceğim. Burayı ziyaret ederek merakınızı giderebilirsiniz.

Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı İmza Günü Anılarım : Hüseyin Arık – İnsan Küçük Evren Evren Büyük İnsan

Bir an birisiyle tanışırsın, o an tanırsın; o an yüzyılların tanışıklığını da barındırır içinde. Güzellik yol olur ve o yolda zaman akıp gider. Muhakkak heybeme bilgi başta olmak üzere alabileceğim ne varsa, ne almayı uygun görürsem alırım.

Hiç yayınevine bakmadan direkt tezgahtaki bir kitap gözüme ilişti: “Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün”, yazarı Dr. Frank Vertosick Jr.

Ben bu kitabı 4 Kasım 2006’da TÜYAP Kitap Fuarı – Beylikdüzü’nde, yine TÜBİTAK Yayınları’nda görmüştüm. Tezgahta kitap bana sesleniyor; seslenmek ne kelime, bağırıyor: “Al beni, al beni!” Dedim, “Peki, alayım seni.” Evirdim çevirdim, itici gelen bir şey olmadı, almıştım kendisini.

Tam aradan 20 yıl geçmiş. Kitap; hayatımda okurken bu kadar eğlendiğim, mutlu olduğum, keyif aldığım, ders aldığım ve bir insanın yazmış olduğunu hissettiğim… binlerce iyi etki yaratan bir doktorun eğitim, staj ve doktorluk hayatından bir anlatı.

Bu sefer kitabın kapağı değişmiş, basıldığı kağıt değişmiş, 16. basımı yapılmış. Kitabı karıştırayım dedim; aaa, basıldığı kağıt muhteşem! Aşık oldum kağıdına. Dedim ki:

“Bu kağıdın ne olduğunu bana öğrenir misiniz?”

Bu vesileyle tanıştık Hüseyin Arık’la. Oradan Adem ve Havva’ya, dinlere, Tanrı’ya, peygamberlere gittik… Bir an ve o an; yüzyıllarca tanımak isteyebileceğim kadar güzel bir insanla karşılaşmış oldum. İşte kitap fuarlarında sadece kitap satılmaz; bazen siz gidersiniz, koskoca bir insan alırsınız. Hani evren küçük bir insan, insan büyük bir evrendir ya; işte o misal. Merhaba ve teşekkürler Hüseyin Arık.

Hüseyin Arık’ın Notu
“Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir.” Bu sözün derinliğine hep inanmışımdır. Şair Şükran Hanım’la da karşılaşmamız, ortak aşkı olan kitaplar sayesinde Valiliğin düzenlediği “Ben Okuyorum İstanbul Okuyor” başlıklı Kitap Fuarı’nda gerçekleşti.

Bir merhabayla başlayan muhabbet, yıllar önce okuduğu bir kitapla koyulaştı ve konudan konuya geçiş yaptık. İnsan anlattıklarını anlayan birisini bulunca hiç durmadan konuşmak istiyor. Bu karşılaşma bende bir kez daha kitapların birleştirici etkisini ispat etmiş oldu. Bu karşılaşma yeni bir dostluğun başlangıcı, daha geniş bir zamanda uzun bir muhabbetin ilk fragmanı olsun. Şükran hocam, sevgi ve dostlukla kalın.

Hüseyin Arık

Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı İmza Günü Anılarım: Işılsu Kambur – Bir Ses, Bir Nefes: Müzik ve Şifa

Bu güzel ve yaşını da beş yaş fazla tahmin ettiğim (bilmez ki ben; ben kimliğim olmasa kendi yaşımı bile tahmin edemem) bu kahverengi ruhlu (olgun ruhlu), derin bakışlı güzel kız, ışık hızıyla masama yöneldi ve direkt dedi ki: “Fuarda hiç müzik kitabı göremedim, biliyor musunuz?”

Tabii insan olarak hemen bozuldum içimden. Yahu dedim, olur böyle şeyler diyerek hemen düzelttim kendimi. Bak dedim, biraz önce TÜBİTAK Yayınları’ndan kendim için de güzel bir müzik kitabına baktım. Sıradan değil; müzik ve metafiziği buluşturmuş. Baktım da almadım. Hatta ben de senin vesilenle gidip alayım. Bak, incele; bence güzel bir kitap dedim. Aldı.

Opera eğitimi alıyormuş, eğer hafızam beni yanıltmıyorsa. Dedim ki müzik ilahi bir şeydir; o bir mucizedir. Müzikle şifa var ki o da söyledi. Dedim, Timaş Yayınları’nın da müzikle tedavi kitapları var, onları da araştır. Sen dedim, müzik ve şifayı ne yapıp edip bir araya getir. Bir merkez aç ve yıllar sonra duyayım açtığını. “Bir kadın vardı” de, beni an.

Ona 20 yılında duyabileceği ve duymayacağı ömrümdeki tüm duaları ettim. “Düşme” dedim. Düşeceksin ama tek düşen olmayacaksın; tut elinden, kaldır kendini. İyi ol ve iyi kal. Yolun ve bahtın açık olsun.

Kişiliği üzerine de az gittim uz gittim; kendimce bir ufak çaplı falcılık da yaptım. Biliyorum falcı olmadığımı. O da bilecek yıllar sonra. “Bir kadın vardı, bir fuar vardı, bir şeyler söylemişti…” diyecek.

Güçlü Titreşimler kitabını üç boyutlu bir esintiye dönüştürdük. İnsansa sevgi besledik birbirimize, sanki ömür boyu görüşecekmişiz gibi. Güzel çocukların hemen annesi oluveririm elimde değil, ben güzel insana dayanamam.

Üstadım, oldu böyle şeyler. Oluyor böyle şeyler. Olur öyle şeyler.

Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı İmza Günü Anılarım: Sibel Ekelik Gökyiğit – Büyümüş de Küçülmüş Bir Ruh

Bu güzel kadın ve kızını başka kitap standında kitap bakarken gördüm. İzledim. Göz görünce insan muhakeme yapıyor, düşünüyor; gördüklerini yorumluyor. Bedene, akla, ruhuna, davranışına, çocuğuyla ilişkisine, kendisiyle ilişkisine, kitaplara, kitap satıcılarına tutumlarına bakıyorsun. Zihninde olağanca onlarca cümle kurmuş buluyorsun kendini.

Bu güzel kadın ve 10 yaşındaki kızı, yan standda adını duymadığım ve belki bir daha da duyamayacağım (ilgimi çekmediği için) mitolojik içerikli kitaplardan, serilerden konuşmaya başladı; standın başındaki 21 yaşındaki genç kız ile… “Onu, o kahramanı tanıyorum, şurada şöyle oldu, onun şu kitabı da var…”

10 yaşındaki kız, 21 yaşındaki kıza: “Seninle kitaplar üzerine konuşmak üzere buluşabilir miyiz? Kitaplar hakkında deliler gibi konuşmak istiyorum.” dedi. Onlarca güzel tavır, muhteşem düzgün cümleler… O ne olağan tatlılık. Büyümüş, büyümüş, büyümüş de küçülmeyi unutmuş; ama o bilmiş küstah küçüklerden değil.

Ağzım, burnum, akciğerlerim, gözlerim ve aklım açık kaldı. Kız çocuğunu izliyorum. Böyle çocuk yapabilseydim doğurur muydum diye düşündüm bir an ve iştaha bile geldim. O ara ben büyülenmişken annesi büyüyü bozdu, kitaplarıma yönelerek bakmaya başladı. “Şiir seviyor musunuz, yazıyor musunuz?” diye sordum. “Her liseli gibi yazmışımdır.” dedi.

Kızından dolayı hem tebrik hem teşekkür ederim. İnsan böyle yetiştirmeli bir çocuğu; alabildiğince engin. Özel hayattan da bahsettik birazcık. Mutluluklar diledim. Ya işte kitap fuarları sadece ve çoğu kukla yayınevlerine açık tutuluyor çoğu kez. Bireysel takılanlara kapılar kapalı ya da zar zor açık. Biz kitap satmak, trilyoner olmak dileriz elbet; olabilseydi bizden önce olabilenler gibi.

Dert içeride olunca kitap da anlamsız kalıyor. İnsanmış derdimiz, görüyorum ki onca yol gitmişliğimle geldiğim noktada. Bugün çok güzel ruhlarla yolum yol oldu ve gittim güzelce.

Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı İmza Günü Anılarım: Şairene Sahaf

Fuarı dolaşırken, “Amanın o da ne! Şairene Sahaf,” dedim. Hem şair, hem şaire, hem şairene; işte o benim!

“Olacak O Kadar” programında Grup Gündoğarken diyor ya “Tam yerine geldi, manzara koyduk,” diye; tam yerimi buldum.

Sahaf görevlisi Hilal hanım, “Fotoğraf çekilebilir miyim?” ricama çok sıcak bir cevap verdi; pozumuz bu samimiyeti tek başına söylüyor. Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim hayat.

Sizce de tam yerine gelmiş miyim?

Vefa Semt İsmi Değilmiş Sadece – Harflerin Yazdığı Kitaplar Teşekkür Ederim Ali Bilir
Beykoz Kitap Fuarı
Beykoz Kitap Fuarı

Ali Bilir nezdinde; Bilir Kitap’tan standı, imza günü organizasyonunu yapan, afişimizi hazırlayan, afişin çıktısını sunan, fotoğraflarımı çeken, standda ağırlayan, alın teri döken her güzel gönüle en içten teşekkür ederim.

Benim gibi bireysel takılan şair ve yazarlara “Bizim yayınevinden değilsin, o yüzden standımızı size açamayız,” diyen çokluk içinde bu kabul, davet ve çaba yücedir; okyanusta inci tanesidir. İncileriniz daim olsun.

Ali Bilir; illeri, ilçeleri tanıtan, insana hizmet içerikleri olan kalemle değerli kitaplar üretmişsiniz. Kişi neyse, hayat eseri de odur. Hayat eseriniz muhteşem olsun.

Bir türlü yüz yüze karşılaşamadık sizinle. Karşılaşmak ve görüşmek üzere.

Stand yetkilisi Semra Yılmaz, fuarda yaklaşık 500 fotoğrafımı çektin. Fotoğraf çekmeyi seven ancak çekilmeyi sevmediğin ben de ısrar etmedim ve yan yana fotoğrafımız olmadı. Tüm o fotoğraflarda sen de olacaksın. Nasıl mı? O fotoğrafı kim çekti isimli bu videomu izleyince ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmiş olacağım. O güzel hakkını helal et. Sevgilerimle hoş kal.

Kitap fuarlarının gerçek değeri nedir?

Bir kitap fuarı yalnızca satış yapılan bir yer değildir. Asıl değeri şudur:

  • yazar ile okurun aynı masada buluşması
  • bir kitabın yazarıyla tanışma imkânı
  • edebiyat üzerine doğrudan sohbet
  • kültürel bir karşılaşma

Bu yüzden fuarlar, edebiyatın canlı kaldığı alanlardır.

Beykoz Kitap Fuarı neden önemli?

İstanbul’un kültür hayatında önemli bir boşluğu dolduruyor. Çünkü bu fuar:

  • ilçelerde kültür etkinliklerini güçlendiriyor
  • öğrencileri kitapla buluşturuyor
  • yazar ve okur arasında doğrudan bağ kuruyor
  • edebiyatın kamusal alanda görünür olmasını sağlıyor
Edebiyat Nerede Başlar Nerede Biter?

Bu fuar yolculuğu bana bir şeyi yeniden gösterdi:

Bir şehir ancak okuyan insanlarla derinleşir.
Şehir değişebilir.
Meydanlar değişebilir.
Ama kitapların etrafında kurulan o sessiz halka hiç değişmez.
Bir okur gelir.
Bi kitap açılır.
Bir cümle hayatın içine düşer.
Edebiyat insanla başlar insanla biter.

Ben Okuyorum İstanbul Okuyor Diğer Kitap Fuarları?

Üsküdar Kaymakamlığı Kitap Fuarı (Şükran Aydın katıldı)
Tarih: 11 – 19 Ekim 2025
Yer: Üsküdar Meydanı, Üsküdar / İstanbul

Küçükçekmece Kitap Fuarı
Tarih: 05 – 11 Ocak 2026
Yer: Fevzi Çakmak Meydanı, Küçükçekmece / İstanbul

Kadıköy Kitap Fuarı (Şükran Aydın katıldı)
Tarih: 7 – 15 Şubat 2026
Yer: Osmanağa, Reşitefendi Sok. No:1, Kadıköy Rıhtım / İstanbul

Sosyal Medya

YAZAR BİLGİSİ
Felsefi şiirlerin şairi Özgün şiir sitesi
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.